02.02.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Gündem

PKK'dan kaçan genç CNN Türk'e konuştu: PKK'nın elinde kalsam kendimi öldürürdüm

01.02.2026 - 19:48 | Son Güncellenme: 01.02.2026 - 19:50

01.02.2026 - 19:48 | Son Güncellenme: 01.02.2026 - 19:50 PKK tarafından kaçırılan genç yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Ben ilk başlarda bir genç olarak, bir Kürt olarak HDP’lilere destek veriyordum. 17 yaşındaydım. Bu ilgilerim çoğaldıkça onlar tarafından buraya yönlendirildim. Benim sonum nereye gidecek ya da nasıl olacak? Bunların bilincinde değildim. Sene 2019’du. Onlar tarafından gönderildim. Orada yürüttüğüm çalışmalar ve faaliyetler vardı. Onlar beni buraya yönlendirdi. Gençlik kollarına geldim. 2019’daki sokak eylemlerinde falan beni çağırıyorlardı. Çok fazla kulak asmıyordum. Yani bir baktım, dışarıdan benimle bağlantıya giren yabancı kişiler vardı. Tanımıyordum. Yabancı kişilerden biraz korku duygularım da vardı. Ne yapacağımı bilemiyordum. Ortada kalmıştım. Askıda kaldım. Karar veremedim aslında. Oraya, buraya, şuraya yönlendiriyorlardı. Sosyal medya üzerinden benimle irtibata geçtiler. Sosyal medya ile irtibata geçenleri tanımıyorum, bilmiyorum.” dedi. “HDP tarafından mı irtibata geçildi?” sorusuna ise “Yüksek ihtimalle. Çünkü burada kaldığım sürece onlar hep benimle irtibata geçiyorlardı. Hep irtibat içindeydiler. Sosyal medya aracılığıyla hep benimle konuşuyorlardı. ‘Seni tanıyoruz, neredesin, ne yapıyorsun, biliyoruz.’ diye… Bayağı bir konuşmalar oldu. Duygusallık ağır basınca zaten psikolojik olarak da iyi değildim. O yönden kandırıldım.” cevabını verdi. “Ben gitmek istemiyorum dediğimde çok farklı yaklaştılar.” diyen genç, “Nereden alındın, nereye götürüldün?” sorularına ise şu yanıtı verdi: “İlçe otogarından alıp Mardin’e götürdüler. Oradan da başka kişiler aldılar. Ben gitmek istemiyorum dediğimde adamlar çok farklı yaklaştılar. Ben bunu bilmiyordum. Artı zaten iş işten çıkmıştı. Yani pişmanlığımın bir faydası olmazdı orada. Teklif tanımadığım bazı insanlar aracılığıyla yapıldı. Sosyal medya üzerinden. Yabancı isimlerdi ama Türkçe konuşarak anlaşıyorlardı. İlk önce bu tekliflere geçmediler. Bir iki hafta sonra bana böyle teklif yaptılar. ‘Seni de alacağız, seni de götüreceğiz. Kimse bir şey yapamayacak.' Nereye götürmek istediler? Suriye’ye. Suriye’nin Kamışlı kentine götürdüler. İlk buluşmamız Mardin’de oldu. Onlar beni aldılar, Nusaybin sınırından geçirdiler. İlk gittiğim yer Kamışlı oldu. 17 yaşındaydım. Çok kirli bir yerdi doğrusu. Dünyam ve psikolojim açısından kaldıramıyordum. Ne yemek yiyebiliyordum ne su içebiliyordum. 3–4–5 gün ben çok fazla ne yemek ne su içebildim. Çünkü suyu hiç temiz değildi. Çok rahatsız oluyordum. Yemekleri de öyleydi. Önce mağara gibi değil, böyle yıkık, hepsi yerle bir olmuş… Zaten çöp gibi bir şehirdi. Normal köy evlerinde kalıyorduk. Oradan sonra beni aldılar. ‘Sana eğitim vereceğiz.’ dediler. Onlara dedim ki: ‘Ben eve gitmek istiyorum. Ben burada kalmak istemiyorum. Benim psikolojik durumlarım iyi değil. Benim psikolojim burayı kaldırmıyor. Ben yapamıyorum.’ Adamlar bana tamam dediler. Sonra ‘Seni göndereceğiz, bekle, kimseye bir şey deme, sesini etme.’ dediler. Ondan sonra beni oyaladılar. Çeşitli hücrelere attılar. ‘Sen kararını netleştirene kadar.’ dediler. Ben adamlara yine dedim: ‘Beni eve gönderin. Benim psikolojim iyi değil. Ben bunları kaldıramıyorum. Ben yapamıyorum. Benim Türkiye’yle bir sorunum yok. Ben kendi evime gitmek istiyorum.’ dediğimde yine beni cezaevine attılar. Kaç yıl orada tutuldun? Ben orada tutulduktan sonra beni Irak’a gönderdiler. Oradan kaçtım, yine yakalandım. Kaçma girişiminde bulundum, yine yakalandım. Yine hücreye atıldım. ‘Tamam seni evine göndereceğiz, sorun çıkarma, kimseye bir şey söyleme, biz seninle ilgileneceğiz.’ dediler. Rastgele kendimi vurdum. Araziye kaçarken bazı köylüler tarafından yakalandım. Ondan sonra beni Irak’a gönderdiler. Irak Gara mağaralarında yaşadım. Zaten bayağı zorluklar var.” Herkes bunu biliyor. Gerçekten çok ağlayanlar var, zorlananlar var. Pişman olanları da çok gördüm. Ama kimsenin yapabileceği bir şey yok. Çünkü kaçanlar bazen başarıyor, bazen ölüyor, bazen ortadan kayboluyorlar. Sen kaç defa kaçmaya teşebbüs ettin? Üç defa. 6 yıl YPG/PKK’nın elinde kaldım. Anlatamayacağım kadar zorluklar var. Yaşam mücadelesi var. Yaşamak için kendi yiyecek, erzak stoklaman lazım. Ben onların cezaevinden kaçtım. Beni hücreye attılar. Bana çok büyük haksızlık ettiler. Sözde mahkeme yaptılar bana orada. Onurumu da kırdılar. Sözde mahkemelerinde bana söz hakkı verdiler ama söz hakkımı hiç ciddiye almayan insanlardı. Ben onlara karşı dedim: ‘Artık ölsem de ben sizin gerçek yüzünüzü gördüm.' Orada genç kızlar da var. Taciz ve istismar yapıldı mı? Orada bazı duyduğum olaylar vardı. Kimse buna karşı gelmedi. Bu olaylar oluyor. Yani taciz yapılıyor. Doğrudur. 6 yıl boyunca sana Suriye ve Irak’ta ne yaptırdılar? Herhangi bir eyleme katıldın mı? Hayır. Sadece mağara çalışmaları faaliyetlerinde beni yönlendiriyorlardı. Mağaraları çalıştırmalarda… Ben artık yorulduğumu söylüyordum. Kötü sözler kullanıyorlardı. İnsanın itibarını ve onurunu zedeliyorlardı. Onur diye savaşıyorlar ama insanın tüm onurunu ayaklar altına alıyorlar. Türk askeri ile alakalı ne diyorlardı? Orada yürütülen propaganda karşısında ben burada şok oldum. Buraya geldiğimde emniyette de dedim: ‘Ben bunu beklemiyordum.’ Bana diyorlardı ki: ‘Eğer teslim olsanız Türk askerleri size böyle yapacak, polisler böyle yapacak, artık sağ çıkmayacaksınız. Tecavüzdür, işkencedir, itibarınız yerle bir olacak, sizi mahvedecek.’ Bunları her zaman tekrar ediyorlardı. Bir ay oldu Türkiye’ye geleli, nasıl kaçtın? Ben kendimi öldürecektim, intihar girişiminde bulunacaktım. Orada intihar edemedim zaten. Elimde bir şey yoktu. Dedim artık: ‘Yakalansam da ya ben öleceğim ya onlar.’ Böyle büyük bir riski alarak oradan kaçtım. En son Irak’taydın, Gara’dan nasıl kaçtın? Gara’dan kaçarken dışarı çıktığımda nefes darlığı yaşadım. Düştüm, bayıldım. Çünkü iki aydan fazla gün ışığı görmedim. Hava almam için dışarıya göndermiyorlardı. ‘Rahatsızım, psikolojim kaldırmıyor.’ dedim, göndermediler. Dışarı çıkar çıkmaz bayıldım. Büyük bir nefes zorluğu çektim. Ama 3–4 saat boyunca o arazide sadece koştum. ‘Yakalansam da ya ben öleceğim ya da onlar.’ dedim. İlk önce KDP güçlerinin yanına gittim. Onlar yakındı. Yardım istedim. Bana yardım ettiler. ‘Burada kal, seni güvende tutacağız.’ dediler. Beni başka yerlere götürdüler. Sonra Şırnak’a getirdiler, ardından emniyet güçlerine teslim edildim. Nasıl bir muamele ile karşılaştın? Hiç beklemediğim durumlarla karşılaştım. Bana saygı veriyorlardı, sevgi gösteriyorlardı, çay ikram ediyorlardı, yemek ikram ediyorlardı. Benim hiç beklemediğim durumlarla karşılaştım. Şok oldum hatta. Ben yani bilmiyorum, söylemekten çekindim ama söyledim yine. Dediler zaten “Siz de insansınız, biz de insanız. Bizim amacımız sizin onurunuzu ya da gururunuzu kırmak değil. Yani bizler de bir insan olarak vicdani yaklaşıyoruz. Herkes hata yapabilir.” dediler. Polisler de dedi “Herkes hata yapabilir. Biz bu insanların hatasını düzeltmek için varız zaten.” dediler. Bana çok iyi yaklaştılar. Bu süreçte anneler eylem yaptı. Orada hiç internete girebiliyor muydun? Annelerin eyleminden haberin var mıydı? Orada internet girişiminde bulunmak zaten suçtur, yasaktır. Ama üst düzeyler kullanıyorlardı. Onlar bana video çektirdiler. Kaç defa video çektirdiler bununla alakalı. Kamera arkasında bir A4 kâğıdına yazılı bir şey gösterdiler, ‘Sadece oku.’ dediler. Bana bu tür videoları çok çektirdiler. Videoda kendi irademle katıldım ya da Türkiye'nin devletinin uyguladığı politikalarla vs… Kamera arkasında yazılı bir belge vardı. Size terör örgütü yazdığı metni veriyordu, ‘bunu okuyacaksın.’ diyordu ve video çekiyorlardı, doğru mu? Sen kamera arkasında yazıyı okuyorsun. Benim orada biraz böyle çelişkilerim oldu. Buraya geldiğimde öğrenmiş oldum zaten bunların niye böyle, bu amaçlarla yapıldığını, bu videoları çektiğini. İnternet falan bilmiyorduk, bize yasaktı zaten. Eğer görse zaten seni mahvederlerdi. Çok iyi ve çok heyecanlıyım. Yeniden işe de başladım. İşim de iyi. İşte de çalışıyorum, ailemle de beraberim. Gerçekten hayatın yaşamaya değer olduğunu anladım. 6 yıl sonra ailenle ilk kavuşma anında neler yaşadın, neler hissettin? “Ben ilk karşılaştığımda tüm hücrelerim yerinden fırlayacak gibiydi. Çünkü hiç beklemiyordum. Hiç umut etmediğim şeyi o anda hissettim. Sevgi, mutluluk, aile… Tüm duygularım, hislerim yeniden canlandı.” 6 yıl içinde sence neler değişti? Başka bir Türkiye ile karşılaştığının farkında mısın bu arada? Ben farkındayım. Özellikle kardeşlik duyguları ve yansımaları bayağı bir oluyor. Orada tam bir faşizm politikasına girdiğin zaman ırkçılığa yakınlaşıyorsun. Ben bunların olacağını hiç bilmiyordum. Bunların olacağını hiç düşünmemiştim. Çünkü artık bizim beynimiz yıkanmış zaten. Sadece o algıları biliyor, dinliyorduk. PKK sınır ötesinde Irak’ta ve Suriye’de de bitiriliyorlar. Orada da hissediyor muydun çözülmenin olduğunu? Oradayken hissediyordum. Bazen Türkiye'nin yaptığı bazı yaklaşımları gördüğüm zaman şok oluyordum. Yani beklemiyordum. Ne bileyim vicdani… Mesela bazı kişiler orada teslim olmuştu. Diyor ‘Böyle şöyle böyle…’ Biz inanmıyorduk. Yani askerler onlara kanını vermiş ya da yemek vermiş ya da sıcak şeyler vermiş. Oradan bazı gelenler oluyordu. Duyuyorduk, dedikodu olarak yayılıyordu. Kendi aramızda böyle duyuyorduk, biliyorduk. Yani ‘Bak böyle yaklaşmışlar, böyle yapmışlar.’ Yani hiçbir şekilde ne onur ne itibarla ilgili bir şey yapmamışlar. Kadın da olsun erkek de olsun. Orada ne söylüyorlar? Biz Türkiye'yi böleceğiz, parçalayacağız ve yeniden inşa edeceğiz.’ Yani kara propaganda amaçlı bir sürü şeyler geçiyor; talimatlar, belgeler olsun. Her seferinde yeniliyorlar. Sözcükler ve kavramlar değişiyor, yine aynı. İleride ideolojin olacak? İleride gençler için neler yapmak istersin? Son böyle bir mesajın var mı? Her insanın tabii psikolojik sorunları olur ya da maddi sıkıntıları olur. Bunlar her insanın olabilir. Gençler bunlara aldanmasınlar ya da bunlardan dolayı pes etmesinler. Artık yani ‘yeni yaşam’ diye oraya gidip kandırılmasınlar. Zaten her gelen oraya pişman oluyor. Geri dönüşü olmuyor. Kimi ölümle sonuçlanıyor, kimi intiharla sonuçlanıyor. İnsan oradaki psikolojik sorunları kaldıramıyor ve kaldıramadığından dolayı ölüme başvuruyorlar. Ben gerçekleri gördüm. Bunları kara propaganda olarak söylemiyorum kimseye karşı. Bunlar gerçek. Gerçekleri bildiğim için sizlere söylüyorum. Ben en azından sağ salim geldim ve benden size tecrübem: Gitmeyin. Seni dağa götüren bir siyasi parti olmuş. Kızgınlığın var mı HDP’ye? Evet, kızgınlığım var tabii. 6 yılım gitti… Heba oldu. Geri dönmüyor. Zaten geri geleceği de yok. Zaman gidiyor. En azından bu gerçekleri yaşıyorum, yaşadım ve biliyorum. Benim buradaki gençlere söylediğim şu: Bu propagandalara inanmasınlar.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.