Dr. Eray Güçlüer’e göre Türkiye, 20 yıla yaklaşan balistik füze çalışmalarını uzay teknolojileriyle taçlandırıyor. “Cenk” füzesinin 3000 kilometre menzil ve metreler seviyesinde hassasiyetle hedef vurma kapasitesi, yeni bir stratejik eşiğe işaret ediyor.
Dr. Eray Güçlüer, Türkiye’nin balistik füze programının sanıldığından çok daha köklü ve kapsamlı olduğunu belirtti. Güçler’e göre Türkiye, yaklaşık 15-20 yıldır bu alanda sistematik bir çalışma yürütüyor.
Balistik füze programının en kritik unsurlarından birinin uzay teknolojileri olduğuna dikkat çeken Güçlüer, füze hassasiyetinin yalnızca kara sistemleriyle değil, uzaydan sağlanan veri akışıyla mümkün hale geldiğini vurguladı. Türkiye’nin geliştirmekte olduğu milli uydu sistemleri ve küresel konumlama altyapısı (GNSS benzeri sistemler), uzun menzilli füzelerin bağımsız ve yüksek doğrulukla çalışmasının önünü açacak.
Kamuoyunda “Cenk” olarak bilinen yeni nesil balistik füzenin ise 3000 kilometre menzile ulaşabileceği değerlendiriliyor. Cenk füzesine ilişkin dikkat çeken bir diğer unsur ise yüksek hassasiyet kabiliyeti. Güçlüer, bu füzenin 3000 kilometre uzaklıktan yalnızca 5-6 metrelik bir hedef sapmasıyla nokta atışı yapabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Bu hassasiyetin yalnızca uydu verisiyle değil, aynı zamanda gelişmiş arayıcı başlıklar ve sensör sistemleriyle sağlandığı ifade ediliyor.