Yunanistan'da Danıştay Mahkemesi (Simvulio tis Epikratias), Ortodoks Kilisesi'nin tüm itirazlarına karşın eşcinsel kişilerin evliliklerinin Yunan Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Birliği hukuku ile uyumlu olduğuna hükmetti.
Mahkeme, Ortodoks Kilisesi'nin evlilik konusundaki geleneklerinin ilga edilmek istenen yasadan etkilenmediğini savunurken, kilise yetkilileri, "Her soykırım silahla olmaz" yorumunda bulundu.
Yunan basınının aktarımına göre, Danıştay Genel Kurulu 20 Mart Cuma günü yayımladığı 392/2026 sayılı yeni kararıyla, Yunanistan'da eşcinsellerin evliliğini ve evlat edinmelerini mümkün kılan 5089/2024 sayılı yasayı onadı.
Yasa, Yunan Ortodoks Kilisesi'nin ve toplumun geniş kesiminin güçlü muhalefetine karşın Şubat 2024'te Atina'da kabul edilmişti. Böylece Yunanistan, eşcinsel evliliğin yasal hale geldiği ilk Ortodoks ülke olmuştu.
Danıştay, Mayıs 2025'te de söz konusu yasanın anayasaya uygunluğunu teyit etmişti.
DANIŞTAY'A GÖRE "GELENEKLER YASADAN ETKİLENMEDİ"
Mahkemenin son kararında, sivil evlilik hakkının eşcinsel bireyleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin, "farklı cinsiyetten kişilerin sivil veya dini nikahla evlenme ve geleneksel anlamda aile kurma haklarını hiçbir şekilde kısıtlamadığı veya etkilemediği" vurgulandı.
Mahkeme ayrıca, Ortodoks Kilisesi’nin evlilik törenleri ve aile oluşumuna ilişkin kural ve geleneklerinin yasadan etkilenmediğini, bu geleneklere uyulmasının "inançlı Ortodoks vatandaşların özgür iradesine bağlı kalmaya devam ettiğini" belirtti.
Evlat edinme konusunda ise mahkeme, eşcinsel kişilere bu hakkın tanınmasının çocuğun üstün yararını ihlal etmediği hükmüne vardı.
Kararda, evlat edinme taleplerinin sosyal hizmet incelemesi ve mahkeme onayı dahil, normal bireylerin izlediği prosedürlerle benzerlik taşıdığına dikkat çekildi.
"ÇÖZÜM GETİRMİYOR, TOPLUMSAL BÖLÜNMEYE YOL AÇIYOR"
Yunanistan Ortodoks Din Adamları Birliği (ISKE), konuyla ilgili bir açıklama yaparak Danıştay'ın son kararına tepki gösterdi.
ISKE yetkilileri, söz konusu yasal düzenlemelerin ülkenin karşı karşıya olduğu demografik kriz ve düşen doğum oranları gibi gerçek sorunlara çözüm getirmediğini, aksine toplumsal bölünmeye yol açan Batılı örneklerin benimsendiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, eşcinsel birlikteliklerin tanınması ve evlat edinme dahil haklarının genişletilmesinin, erkek ve kadın birlikteliğine dayanan geleneksel aile ve çocuk yetiştirme anlayışını sorgulatır nitelikte olduğu, bunun da çocukların hakları ile taşıyıcı annelik gibi etik konular hakkında soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.
ISKE'ye göre bu tür değişiklikler toplumsal temelden yoksun, meclis veya mahkeme kararıyla değiştirilemeyecek kadar hassas ve "doğal düzene" aykırı.